Yazıcı sigaradan beter

August 3, 2007

Teknolojik aletler pek de masum değil. Yazıcılara çok dikkat!

Katil Yazıcı

Evimizde ve işyerimizde sık sık kullandığımız yazıcıların diğer teknolojik aletler gibi masum olmadığı ortaya çıktı. Sebebine gelince…

Avustralyalı bilim adamları, bilgisayar yazıcılarının havaya toner partikülleri saçtığını ve bu partiküllerin hava ile birlikte ciğerlere çekildiğinde sigaranın içindeki maddeler kadar zarar verdiğini bildirdi.

62 yazıcıyı inceleyen uzmanlar, bunlardan yüzde 30’unun yüksek miktarda zararlı toz yaydığını keşfetti. Ciğerler için son derece tehlikeli olan bu tozlar, özellikle ofis ortamında çalışanlar için büyük sağlık tehdidi. Queensland Teknoloji Üniversite’sinden Lidia Morawska, yazıcıların sigara kadar sağlığa zararlı olduğuna dikkat çekerken bu cihazların tehlikesinin markadan markaya değiştiği belirtildi.

Ayrıca Morawska, ev ve ofis gibi kapalı ortamlarda daha fazla hava kirliliğine yol açan kaynaklar keşfettiklerini söyleyerek birçok teknolojik aletin zararlı olduğuna işaret etti.

Kaynak: Yazıcı sigaradan beter


Solak geni bulundu

August 3, 2007

İnsanların solak olma ihtimalini artıran gen bulundu. İşte ilginç ayrıntılar…

Solak Gen

İngiliz bilim insanları, ilk kez insanların solak olma ihtimalini artıran geni bulduklarını açıkladı. BBC’nin internet sitesinde yer alan ve Moleküler Psikiyatri dergisine dayandırılan habere göre, dünya genelinde insanların yüzde 10′u solak. Habere göre, ‘LRRTM1‘ adlı gen, beynin hangi bölgesinin, konuşma ve duygulanma gibi görevleri yerine getireceğinin belirlenmesinde rol oynuyor.

Oxford Üniversitesi‘ndeki araştırmayı yapan bilim insanları, söz konusu genin, beyin fonksiyonlarındaki dengesizlikle açıklanan ‘şizofreni‘ gibi hastalıklara yakalanma riskini artırdığına inanıyor.

Çalışmayı yürüten ekibin başkanı Clyde Francks, solak insanların kaygılanması için bir neden olmadığını düşünüyor. “Bir insanın şizofren olmasında birçok faktör rol oynuyor. Solakların büyük çoğunluğu gelecekte asla bu hastalığa yakalanmayacak.” diyen Francks, LRRTM1 adlı genin, bu anlamda tam olarak nasıl bir rol oynadığını bilmediklerini belirtiyor.

Kaynak: Solak geni bulundu


Da Vinci’nin yeni şifresi

August 1, 2007

Da Vinci’nin romanlara konu olan tablosunda, bir şifre daha bulundu.

Da Vinci Code

Ortaya çıkan sonuç çok şaşırtıcı, zira tabloda normalde var olmayan iki karakter, bu görüntüde esrarengiz bir biçimde beliriveriyor. Hz. İsa’nın yanında, kucağında bir bebek tutan bir kadın görülüyor. Bu kadının Mecdeli Meryem olduğu ve Da Vinci Şifresi romanında da iddia edildiği şekilde Hz. İsa’nın bebeğini tuttuğu iddia ediliyor. Masanın ucunda ise bir şövalyenin oturduğu görülüyor.

Da Vinci Code

Pesci’nin ilginç çalışmasını yayınladığı leonardodavinci.tv, codeicedavinci.tv, cenacolo.biz ve leonardo2007.com siteleri, aşırı ilgi yüzünden çöktü. Son 10 günde siteye 15 milyon kişi girdi.

DA VİNCİ ŞİFRESİ NEDİR?

Yazar Dan Brown’un “Da Vinci Şifresi” adlı kitabında Hıristiyanlığın kutsal emanetlerinden “Kutsal Kase“nin sırrı konu ediliyor. Satış rekorları kıran kitaptan beyaz perdeye de aktıran romanda, Harvard Üniversitesi Simge-Bilim Profesörü Robert Langdon, Paris’te iş gezisindeyken, gece yarısı, Louvre’un yaşlı müdürünün ölü bulunduğu haberini alır. Langdon ve yetenekli Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin yanındaki ipuçlarını takip ederek garip esrar perdesini aralamaya başlarlar. İzler onları Da Vinci’nin ünlü Mona Lisa tablosuna götürür. Büyük usta “Kutsal Kase” sırrını herkesin görebileceği bir yere, tablonun içine gizlemiştir.

Olay yaratan kitapta, Katoliklerin İsa Peygamber’in “Tanrı’nın Oğlu” olduğu inancına karşı tezler yer alıyor. Kitaba göre İsa sadece bir “insan”. Üstelik Katolik alemi tarafından fahişe olarak tanımlanan Maria Magdelena ile evli ve soyu devam ediyor.

Hıristiyan dünyasında İsa’nın son yemeğinde kullandığı kupaya “Kutsal Kase” deniyor. Çarmıha gerilmesi sırasında İsa’nın akan kanının bu kasede toplandığına inanılıyor. Bütün yaraları iyileştirme gücü olduğuna inanılan kase yüzyıllardır aranıyor. Kutsal Kase, Hıristiyan dünyasında birçok söylence ve halk hikayesinin de kaynağı.

Kaynak: Da Vinci’nin yeni şifresi


Su artık donmayacak

July 30, 2007

Bilimde son nokta yine Japonardan. İşte suyun donmasını önleyen keşif:

)

Japon bilim adamlarının yaptığı çalışmalar sonucu suyun donmasını önleyen bir maddeyi keşfedildi.

Japonya Kyodo haber ajansının haberine göre, Japon bilim adamları bitki pigmentleri üzerinde yaptıkları çalışmalar sırasında suyun eksi 10 derecede bile donmasını engelleyen bir madde keşfettiler. Söz konusu maddenin etkili olması için içerisine konulduğu suyun yüzde 0,01′i kadar olması yeterli.

SOĞUĞA DAYANIKLI BİTKİLERİ İNCELEDİLER

Japonya Hokkaido Üniversitesi‘nden konuyla ilgili açıklama yapan uzmanlar, sıcaklık sıfırın altına düştükten sonra suyun içinde buz çekirdekçiklerinin oluşmaya başladığını, bir süre sonra bunların kristalleşerek buzlanma meydana geldiğini belirttiler. Bunun üzerine soğuk iklimlerde yaşayan bitki türlerini mercek altına aldıklarını açıklayan uzmanlar, Kaempferol-7-O-glucoside adlı madde sayesinde soğuk iklim bitkilerinin donmaktan kurtulduğunu keşfettiklerini kaydettiler.

Bu önemli maddenin keşfinin bitkilerin aşılanmasında kullanılan kısımlarının soğuk ortamlarda muhafaza edilmesi süresini büyük oranda uzatacağı belirtiliyor.

Kaynak: Su artık donmayacak


Doğuştan şizofren fare

July 30, 2007

Herşey deney için… Bilim adamları genleri ile oynadı, ortaya şizofren fare çıktı.

Şizofren Fare

ABD’de şizofreni hastalığını daha iyi anlamak için, bir farenin genleriyle oynanarak akıl hastası olarak roğması sağlandı.

Johns Hopkins Üniversitesi uzmanları, insanlarda şizofreniyle ilişkilendirilen bir geni fare yumurtalarına ekledi. Böylece fareler doğuştan şizofren olarak dünyaya geldi.

Denek farelerinin şizofrenler gibi depresyon ve hiperaktivite sorunları yaşadığı bildirildi. Hayvan hakları savunucuları ise farenin bilerek akıl hastalığına mahkum edilmesini kınadılar.

Kediye kafa atan psikopat fareyle akrabadır kesin bunlar. :D

Kaynak: Doğuştan şizofren fare


Süper mi süper hızlı internet

July 26, 2007

Öyle bir hıza sahip ki, bir filmi indirmek sadece 6 dakika… Ama korkanlar var…

Hızlı İnternet

Newsweek dergisinin haberine göre, Güney Kore ve Japonya’da geliştirilen “optik geniş bant” internet erişimiyle 4.7 gigabyte büyüklüğünde bir filmi 6 dakikada indirmek mümkün olacak.

Japonya ve Güney Kore bağlantı hızı konusunda devrim yapmaya hazırlanıyor. Mevcut klasik geniş bant internet bağlantılarında büyük fotoğraf, müzik ya da film indirmek oldukça uzun zaman alırken, yeni geliştirilen “optik geniş bant” internet dünyasında yeni bir çığır açacak.

Süper Hızlı

Newsweek dergisinin “Süper hızlı internet” olarak nitelendirdiği bu yöntemin fiber kablolarla evlere internet hizmeti olduğu kaydediliyor. Söz konusu iki ülkede çok sayıda insan tarafından kullanılmaya başlanan bu bağlantının saniyede 100 megabitlik bir hız sunduğu kaydediliyor. Bu bağlantı, varolan erişim hızının 20 katından daha yüksek bir erişim hızı vaat ediyor.

Optik geniş bant sistemi ile normalde yaklaşık 2 saat süren 4.7 GB boyutundaki bir filmin bilgisayara indirilmesi sadece 6 dakika sürüyor.

Hollywood Kaygılı

Ancak pek çok internet kullanıcısı için rüya gibi gelen bu bağlantı hızından rahatsızlık duyan kesimler de bulunuyor. Asya’da bulunan DVD oynatıcı üreticileri, bir filmi 6 dakikada indirebilen hiç kimsenin bir DVD oynatıcıya ihtiyacı olmayacağına inanıyor.

Bu bağlantıya sahip kişilerin yasadışı yollardan film indirebileceği inancı, Hollywood tarafında ise fikri haklar açısından kaygı yaratıyor.

Kaynak: Süper mi süper hızlı internet


Dünyanın en yüksek kulesi

July 21, 2007

O dünyanın en yüksek kulsei seçildi. İşte en yüksek kule;

Dubai Burcu

Dubai’de inşa edilen kule, 512,10 metre yüksekliğe erişerek dünyanın en yüksek kulesi oldu.

Dubai Burcu” adlı kule, Tayvan’ın başkenti Taipei’de dünyanın en yüksek binası olarak gösterilen “Taipei 101“i şimdiden 4 metre geçti.

Kulenin yapımına 2004 başında başlanmıştı. İnşaat seneye tamamlanacak. Bina şimdiden 141 kat yükselmiş bulunuyor. Kulenin kaç kat olacağı açıklanmıyor.

Dubai Burcu“, 20 milyar dolarlık devasa bir proje kapsamında inşa ediliyor. Proje çerçevesinde 30 bin konut ve dünyanın en büyük ticaret merkezi inşa ediliyor.

Kaynak: Dünyanın en yüksek kulesi


Gerçek biyonik kol üretildi

July 20, 2007

Geliştirilmiş biyonik kol tıpkı gerçek kol gibi. parmakları hareket ettirebiliyorsunuz.

Biyonik Kol

İngilizler’in geliştirdiği süper protez kolun bütün parmakları hareket ediyor. Geliştirilen yeni protez kol gerçek kol gibi çalışıyor.Ameliyatsız monte edilen kolun fiyatı 17 bin dolar.

i-LIMB isimli protez kol her türlü hareketi yapmanıza olanak veriyor. Parmakları birbirinden bağımsız olarak oynatabilen kol, tenis topunu da rahatça kavrayabiliyor. “Dünyanın en sofistike biyonik kolu” olarak adlandırılan bu protez, 17 bin dolardan satılığa çıktı.

Şimdiye kadar yapılan protezlerde sadece başparmak ve diğer iki parmak işlev görüyordu. Bu protezde ise bütün parmaklar birbirinden bağımsız olarak çalışıyor. Protez kol herhangi bir ameliyata gerek kalmadan vücuda monte edilebiliyor.

Beyinden alınan komutlar kolun kopan noktasına kadar geliyor. Bu komutlar elektronik bir alet yardımıyla proteze aktarılıyor. Protez de komutlara göre hareket ediyor.

Kaynak: Gerçek biyonik kol üretildi


İnternette en ucuz ülkeler

July 17, 2007

Dünyadaki internet ücretleri rapora yansıdı. Türkiye’de listede… Ancak kötü bir ünvanla.

Internet Ucretleri

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) yayınladığı bir rapora göre, üye ülkeler arasında saniyede megabit ücreti bakımından en ucuz genişbant internet hizmeti Japonya, en pahalısı ise Türkiye’de bulunuyor.

Japonya’da kullanıcıların 100Mbps (1 mbps: saniyede 10 milyon bit) hızıyla bağlandıkları ve bunun OECD ortalamasının 10 katından fazla olduğu kaydedilen raporda, saniyede megabit ücreti bakımından 0,22 dolarla en düşük fiyatın Japonya’da, en pahalısının da 81,13 dolarla Türkiye’de bulunduğu belirtildi.

İsveç, Güney Kore ve Finlandiya’nın 100Mbps internet bağlantısı sundukları ve Japonya gibi fiber optik altyapıya geçtikleri belirtilen rapora göre aylık en ucuz internet bağlantılarının bulunduğu ülkeler şunlar:

-İsveç 10,79 dolar
-Danimarka 11,11 dolar
-İsviçre 12,53 dolar
-ABD 15,93 dolar
-Fransa 16,36 dolar
-Hollanda 16,85 dolar
-Yeni Zelanda 16,86 dolar
-İtalya 17,63 dolar
-İrlanda 18,18 dolar
-Finlandiya 19,49 dolar

Kaynak: İnternette en ucuz ülkeler


Erkeğin kadından 45 farkı

July 13, 2007

Kadınlar ve erkekler arasında 45 temel fark olduğunu biliyor muydunuz?

Erkeğin kadından 45 farkı

Ergenlik sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla da sivilceye neden olur.

Vücut kokusu: Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.

Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.

Spor: Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar.

Kan: Erkeklerde 4.5, kadınlarda 3.6 litre kan vardır. Erkek kanı daha koyu kıvamlıdır, bir damlasında 1 milyon kan hücresi vardır. Toplam olarak erkeklerde 1 santimetreküp kanda 5 milyon alyuvar vardır, bu da kadınlara kıyasla yüzde yirmi fazlalık demektir. Erkeklerin tansiyonu da kadınlardan yüksektir: 140/88. Bu değer kadınlarda 130/80′dir.

AIDS: Her dört AIDS hastasından sadece biri kadındır. Nedeni ise kadınların baskın olan X kromozomundan iki tane taşımasıdır. Çünkü bir sağlıklı, bir hasta gene sahip olsalar bile sağlıklı gen hasta gene baskın çıkar ve hasta değil taşıyıcı olurlar. Erkeklerde ise Y geni hastalıklı X genini baskılayamaz.

Yüzme yeteneği: Kadınlar derilerinin altındaki yağ tabakası nedeniyle daha iyi yüzerler.

Yaş dönümü: Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.

Vücut ısısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir.
Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70′i sudan ibarettir. Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.

Cinsel organlar: Ana cinsel organlar erkekte vücudun dışında bulunur ve kolayca yaralanabilir. Kadında vücudun içine gizlenmiş olup korunmadadır.

İskelet: Erkeklerin omuzları daha geniş, kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri daha esnektir.

Ses telleri: Kadınların ses telleri daha kısa olduğundan sesleri daha tizdir.

Vücudun ağırlık noktası: Omuz ve kalça iskeletleri farklı olduğundan, kadınların ağırlık noktası erkeklerinkinden daha aşağıdadır.

Duyu organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır. Erkek gözü ayrıntıları daha iyi seçer.

Enerji harcaması: Erkekler hareketsiz halde, vücudun metrekaresi başına ortalama 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.

Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27’sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15′tir. Kadın vücudunda erkeklerden 3,5 kg daha fazla yağ vardır. Yağ, erkeklerde karın bölgesinde toplanırken kadınlarda daha çok kalça, baldır ve göbekte yoğunlaşır.

Hastalıklar: Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.

Dirsek: Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.

Kromozomlar: Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.

Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.

Deri: Erkeklerin toplam 1,8 metrekare, kadınların 1,6 metrekare derileri vardır. Kadını derisi daha ince ve kuru, bu yüzden de daha hassastır. Erkekte ter bezleri ve deri altı yağ bezleri daha fazla olduğundan derisi yağlıdır ve daha çok terler.

Mastürbasyon: Erkeklerin yüzde 93′ü, kadınların yüzde 62’si kendini mastürbasyonla tatmin eder.

Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.

Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.

Antikorlar: Kadınlar daha çok antikor üretirler, bu yüzden de erkeklere kıyasla bakteri ve virüs hastalıklarına daha seyrek yakalanırlar.

Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.

Beyin: Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.

Dölleyebilme yeteneği: Erkekler ileri yaşa kadar, kadınlar ise menopoza (yaklaşık 50 yaş civarı) kadar dölleyebilme ve döllenebilme yeteneğine sahiptir. Erkeklerde sıcaklığın artışıyla dölleyebilme yeteneği azalır. Kadınların döllenmeye müsait oldukları en uygun olan oda sıcaklığı 17 derecedir.

Safrakesesi taşı: Kadınların yüzde 20’sinde, erkeklerin yüzde 8′inde safrakesesi taşı oluşur.

Kalp atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80′dir.

Gelişme: Buluğ çağına kadar kızlar erkeklerden daha hızlı büyürler (10′a 8 oranında). Erkek çocuklar 14-15 yaşları arasında gelişmeye başlarlar ve 20 yaşına kadar bu büyüme gerçekleşebilir. Kız çocukları en hızlı 12-13 yaşları arasında gelişirken 17-18 yaşında bu gelişme durur.

Sıcaklık duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.

Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 55 yaşındaki bir kadın bedensel gücünün yüzde 90′ına sahiptir. Oysa aynı yaştaki bir erkek gücünün sadece yüzde 70′ine sahiptir. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir. Buna karşılık kadında sadece cilt daha ince olduğundan çabuk yaşlanıp kırışır. Kadınlar yaşlanma olayını psikolojik olarak erkeklerden çok daha kolay kabullenirler.

Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.

Buluğ: Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.

Yaşam süresi: Erkeklerin ortalama omrü 71,5 yıl, kadınların 78 yıldır.

Bacaklar: Erkeklerin bacakları daha uzun ve kaslıdır. Bu yüzden kadınlardan daha hızlı koşar, daha uzağa zıplarlar.

Vücut ölçüleri: Erkek ortalama 175 cm boyunda ve 73,5 kg ağırlığındadır. Göğüs çevresi 98,5cm , beli 80,4cm’dir. Kadın ortalama 160 cm boyunda olup 61,2 kg’dir. Göğüs çevresi 90,1; kalça genişliği 96,5 cm; beli 74,3 cm’dir.

Adem elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.

Solunum: Erkekler dakikada ortalama 16 kez soluk alıp verir. Kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynı olup 12 bin litredir.

Cinsel organda tüylenme: Genital tüylenme, erkeklerde göbeğe kadar çıkarken kadınlarda göbeğin altında yatay bir çizgide biter.

Kaynak: Erkeğin kadından 45 farkı